KASAD Son Toplantısında Alfa Graf’ı Konuk Etti

KASAD Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, makinelerde dijitalleşmenin geldiği noktaya dikkati çekerek, “Önümüzde bambaşka bir dünya var” diyor.

Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği KASAD Son Toplantısında Alfa Graf’ı Konuk Etti.

KASAD’ın Alfa Graf’ı konuk ettiği sezonun son toplantısında konuşan KASAD Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, makinelerde dijitalleşmenin geldiği noktaya dikkati çekerek, “Önümüzde bambaşka bir dünya var” diyor.


Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği KASAD son toplantısında Alfa Graf’ı konuk etti. Saba Tümer’in sunduğu toplantıyı açarken konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, dijitalleşmeye ve sektörün önündeki fırsatlara dikkat çekti. Duran, şunları söylüyor:

“Bu dernekle gurur duyuyorum çünkü her yaptığımız etkinlik bir öncekini aratmıyor hatta çizgiyi yukarı çekiyor. Bundan sektörümüz adına çok mutlu oluyorum. Bizden daha oylumlu birçok sektör var, onlarda bile böyle iyi organize olmuş, dostluğun, networkün ve sektörü ileriye götürecek sinerjinin olduğu, her ay yapılan bir dernek organizasyonu hiç duymadım.

Sektörümüzde şu anda birçok sorunla uğraşıyoruz ama gerçekten önümüz açık. Dünyada son yıllarda sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi ile ilgili olarak karton ambalajın önemi çok daha ön plana çıktı. Şu anda belli bazı sıkıntılar yaşıyor olabiliriz ama ileride Türkiye bu alanda çok daha önemli roller oynayacak. Önümüzdeki on yılda Avrupa’da karton ambalajdaki büyümenin yüzde ellisi Türkiye’den gelecek.


Son dönemde 47 kişilik bir kafile ile Koenig & Bauer fabrikasını ziyaret ettik. Otomasyon ve makinelerin dijitalleşmesinde dünyanın geldiği noktayı görmemiz açısından çok yararlı bir organizasyon oldu. Dünya değişiyor. Ambalaj da değişti. Buna çok iyi adapte olanlar önümüzdeki yıllarda çok daha hızlı büyüyecekler. Geçmişteki tecrübelerimize dayanarak geleceği resmetmek artık çok zor. Önümüzdeki bambaşka bir dünya. Koenig & Bauer gezisinde dijitalizasyonda kendi adıma çok enteresan şeyler gördüm. Kendi şirketimize uygulamayı düşündüğüm şeyler var.


Artık hepimizin büyük balık değil, hızlı balık olmayı düşünmemiz lazım. Böyle bir dönem içine giriyoruz. Fırsatlar ve tehditler var, bunların hepsinin iyi olacağını ümit ediyor ve hepimiz için güzel bir gelecek olduğuna inanıyorum.”

Toplantının devamında KASAD Genel Sekreteri Erol Gül KASAD ailesinin yeni üyelerle büyüdüğünü ve üye sayısının 97 firmadan 146 kişiye ulaştığını belirtiyor. KASAD’ın ayrıca 40 firmadan 65 fahri üyesi var. Pro Carton yarışmaları hakkında da bilgi veren Gül, Young Designers gibi yarışmalara katılımın ve Türkiye’den finale kalanların arttığını vurguluyor. Finallere katılacak öğrencilerin çalışmalarının maketlerinin gönderimini Duran Doğan Ambalaj’ın üstlendiğini belirtiyor.


Erol Gül, sunumunda dünya karton ambalajından rakamlar da verdi. Sunumunda KASAD’ın son altı aydaki faaliyetlerini, İSMEK ile yürüttükleri eğitim istihdam projesi çalışmalarını, Almanya gezisini özetlen Gül, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlikle ilgili paylaşımlarla sunumunu tamamladı. Toplantının bu bölümü, yeni üyelere rozet takılmasıyla son buldu. Rozet takılan yeni üyeler:

Heidelberg Türkiye Lojistik & Satınalma & İdari İşler ve Operasyon Müdürü Ayşe Pelin Hacaloğlu’na rozetini Printpark Ambalaj Genel Müdürü, KASAD Yönetim Kurulu Üyesi Ferit Dansık taktı.

Heidelberg Türkiye Yaşam Döngüsü Operasyon Müdürü Siyami Selim’e rozetini Omaks Ambalaj’ın sahibi ve KASAD Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Özdemir taktı.

İdeal Ofset’ten Kenan Kanbay’a rozetini Lithosan Matbaacılık Genel Müdürü Ali Topal taktı.

Dizayn Grafik’ten Adnan Kanbay’a rozetini KASAD’ın önceki Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ertem taktı.

KASAD toplantısı, etkinlik sponsoru Alfa Graf ortakları ile sunucu Saba Tümer’in söyleşisi ile devam etti. Toplantının ikinci bölümünde Everest’in zirvesine tırmanmasıyla ünlü dağcı Nasuh Mahruki’nin motivasyon konuşması vardı. Akşam yemeği ile devam eden etkinlik, gecenin ilerleyen saatlerinde Boğaz’da tekne gezisi ile sona erdi.

Alfa Graf: “İşimizi aşkla yapıyoruz ve işimize değer katıyoruz”

 

Alfa Graf ortakları, M. Ali Kun ve Merve Giray Çakar 10 Haziran’da Swisotel Bosphorus’ta düzenlenen KASAD toplantısında sunucu Saba Tümer’in sorularını yanıtladılar.

KASAD’ın 10 Haziran’daki toplantısının sponsoru, 45 yıllık bir firma olan Alfa Graf’ın sahibi Gündüz Giray’ın anıldığı kısa bir video tanıtımının ardından sunucu Saba Tümer Alfa Graf Yönetici Ortağı Mehmet Ali Kun ve Genel Müdür Merve Giray Çakar ile sahnede bir söyleşi gerçekleştirdi.

Saba Tümer ; Önce babanızdan başlayalım; kâğıt sektörüne girişiniz nasıl oldu.

Merve Giray Çakar: Hayatımın her evresinde Alfa Graf vardı, onunla büyüdüm. Babam da inanılmaz işine aşık bir adamdı. Aslında otel yönetimi okudum ama ısrarlarına dayanamadım ve şirkete geri döndüm. Her şeyi ondan öğrendim. Her şeyi bana bırakınca sorumluluklarım arttı, çocuklarımın da devam ettirmelerini istiyorum. Mehmet Ali Kun’un katılmasıyla daha da güçlendik. Aslında kadın olarak zor bir meslek ama tek kalınca, sorumluluklar alınca yapıyorsunuz. İyi ki girmişim, iyi ki buradayım.

Saba Tümer; Mehmet Ali Bey, tabii ki iki iyi dosttunuz ve şimdi ortaksınız, bu işe girişiniz nasıl oldu?

M. Ali Kun: Ben başka bir sektördeydim. Turizm sektörü COVID ile biraz sarsıldı. Aslında tüm sektörler biraz sarsıldı ama turizm kadar etkilenen bir sektör olmadı. Biz altı – yedi ay hırpalandık. Gündüz Baba aniden ölünce ve Merve de yalnız kalınca apar topar yanına koştum. Bir kayıp sonrasında bir şirketi yürütmenin ayrı zorlukları var. Merve’nin önünde iki yol vardı, ya tamam ya devam diyecekti. Ertesi gün “Babamın işini devam ettirmek istiyorum” dedi. Ben başlangıçta işi ve kâğıdı bilmiyordum; belli ilişkiler de Gündüz Baba’dan bize miras kalmıştı. Önce terimleri öğrendim. İki sene okyanusta ciddi bir fırtınadaki gibi yüzme öğrenmek zorunda kaldık. Ben kâğıtla tanıştığımda 760 dolar ton fiyatı vardı, şu anda 1800 dolar civarından alıyoruz. İşi sevdik, Merve kâğıdı tanıyor, eski ilişkilere dokundukça Gündüz Giray’da çok farklı bir rol modeli tanıdım. Onu tanıdıktan sonra bu işi farklı boyutlara taşımak için kendimi bu işe adadım.

Saba Tümer; Çok güzel bir uyum yakalamışsınız ama iki farklı insan, iki farklı karaktersiniz; siz işe yeni girmişsiniz; çatışma anları, ilginç şeyler olmuyor mu?

Merve Giray Çakar: Oluyor aslında. M. Ali çok düzenli, titiz… Ben de fena değilimdir ama baktım, eyvahlar olsun dedim, fabrikada bir şeyler yapıyor, ben dağıtıyorum; bana kızıyor. Sonra büyük uyumu yakalıyoruz.

M. Ali Kun: Zaten anlaşmak böyle bir şey. Bazı şeyleri görüyoruz, bazılarını görmüyoruz. Konu iş ise fabrikadaki bobinlerin diline hakim olmak lazım. Sadece malın satılması değil, onun forklifte yüklenmesinden müşteriye ulaşıncaya kadar süreci koklamak lazım. Bu biraz da geçmişten gelen bir şey, fabrikadan neyin kaça çıktığını bilmem lazım. Kâğıdı getiriyoruz ama kâğıdın üretilmesi başka bir şey. Ben en iyi finansal imkânları, en iyi koşullarla iş ortaklarıyla buluşturma tarafındayım. Merve de bulunmazı bulur, Avrupa’da veya Uzak Doğu’daki partnerlerle ilişkileri yürütüyor. Fena gitmiyoruz.

Saba Tümer; Alfa Graf neler yapıyor?,

Merve Giray Çakar: Alfa Graf 45 yıllık deneyimle iş ortaklarına en iyi ürünü sağlamak için çalışıyor. Ne yapıyoruz? Biz Amerikan Bristol getiriyoruz. Daha çok A kalite olan belli başlı ürünleri getiriyoruz. 230 – 360 g arasında farklı ebatlarda bobin ve ebat olarak karton getiriyoruz. Eskiden davetiyecilere getirdiğimiz fantezi kâğıtların farklı gramaj, renkleri de mevcut. Birinci hamur kâğıtlarımız (250, 300, 350 kalın gramaj dahil) var. Hepsini bobin ve ebat olarak da sunabiliyoruz. Gren makinelerimizde 45 farklı desende kartların üstündeki desenleri bobinden bobine verebiliyoruz.

Ayrıca şişeyi veya ürünü korumak amaçlı ürettiğimiz oluklu separatörlerimiz var. Oluklu ürettiğimiz iki farklı makinemiz var. Siyah orijinal var, beyaz var, ayrıca istenilen renkte boyama da yapabiliyoruz. Numune getirildiğinde onu önce boyuyor, sonra oluklu hale getiriyor ve iş ortaklarımıza teslim ediyoruz. Kataloğumuzda olmayan renkleri de sağlayabiliyoruz.

M. Ali Kun: COVID sırasında üretilen, marka olan kolonya kutuları içindeki camı koruyan separatörü de üretiyoruz.

Saba Tümer; İşi bir sonraki kuşak devralınca hep bir düşüş olduğu rivayetleri vardır, bu konuda ne düşünüyor, kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

M. Ali Kun: Merve yalnız olsaydı başka bir şey olurdu ama benim için hakikaten zor bir sektör. Ticaretin kendi içinde Türkiye konjonktürü ile şirketi yürütmenin ayrı bir zorluğu var, bir de bizim için de velinimet olan müşterilerin beklentilerini idare etmek zor. Bu biraz da imkân ve güçle alakalı. Biz güç birliği ile Gündüz Baba’dan kalan şeyi nasıl ileriye taşırız sorusunun cevabını arıyoruz. İlk önce fabrikaya yatırım yaptık. Yeni ürünler devreye girince müşteri sayımızda ve tonajımızda da farklılıklar oldu. Zor bir Türkiye ortamında bunu başarmak bizde ayrı bir kıvanç yarattı ve beklentilerimiz arttı. İşi bir tık öteye taşıdık ama bir tık bize yetmiyor. Bunu inanın ticari kaygıyla yapmıyoruz. Ne Merve’nin ne benim Alfa Graf çatısı altından ayrıldığımız anda böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Konu bir şeyi ileriye götürmekse bunu başardık ama bize miras kalan ilişkiler var. Bir de aramıza yeni katılanlar var. Fena değiliz diye düşünüyorum.

Sonraki senelerle ilgili hedefler neler?

İlk hedef, fena bir tanışıklığımız yok ama KASAD ailesine girmişken, herkesle tanışmak. Yurt dışına da ihracat yapmak istiyoruz. Şimdi bunun için çalışıyoruz.

Saba Tümer; Salonda kâğıttan bir kıyafet gördüm, nereden aklınıza geldi?

Merve Giray Çakar: Aslında ben tasarım, moda, kıyafete düşkündüm ve hep öyle büyüdüm. Tasarım okumadım, stilist olmak isterdim, olamadım. M. Ali’ye “Bir kıyafet tasarlasak ve onu kâğıttan yapsak, ne dersin” diye sordum. Önce canlı mankene giydirmeyi düşündük ama sonra bunun riskli olabileceğine karar verdik. Bir arkadaşımızın, Baki Süsler ‘in arkadaşı Emir Koç inanılmaz bir iş çıkardı. Bana göre çok güzel oldu, umarım siz de beğenmişsinizdir. Aslında modacılar önce kâğıttın bir model hazırlıyor ve beğenilirse bunu kumaşa çeviriyorlarmış. Böyle bir sektör de varmış.

Saba Tümer; Elbise çok şık olmuş…

Merve Giray Çakar: Kâğıdı dikmek zor olduğu için iğnelendi, elim yara oldu ama sanıyorum değdi! Bunu atmaya kıyamam, fabrikada bir yerlere koyarım.

Saba Tümer; İş ortaklarınızın tercihi neden Alfa Graf olmalı?

Merve Giray Çakar ; Bunu ikiye ayırmak lazım. Gündüz Baba, sahaflardaki kâğıt kokusu vardır ya, kâğıdın her çeşidine dokunmuş. Oradan doğan ve takip eden ilişkiler var. Dolayısıyla o ilişkiler yürüyor. Ama şu anda biz geçmişten gelen Alfa’ya ne kattık, yeni gelen müşteriler neyi tercih etmeli sorusunun cevabı şu: Gerçekten sıcak bir aileyiz. Ticaret gerçekten ikinci planda. Bizim ofise gelen bir buçuk saatte çıkıyor. Biz de toplantıya gittiğimizde o kadar sürüyor. Evet, fiyatlar önemli ama biz fiyatı unutturacak başka sohbetler yapıyoruz. Sıcak bir ortam sunuyoruz. Çok iyi çalışan bir takımız. Bu bir takım işi. İstenilen malı vaktinde ve istenilen kalitede müşterilere ulaştıran bir ekibimiz var. Bu bir tercih sebebi. Belli markalar dışında marka da sokmuyoruz. Müşterilerimize ayıplı mal vermemek için hep aynı kaliteli markaları, aynı ürünleri getiriyoruz. Bir zorlukla karşılaşmasınlar istiyoruz, yine de karşılaşırlarsa malımızın arkasındayız. Bugüne kadar hiç sorunla karşılaşmadık.

M. Ali Kun: Pandemi döneminde siyah ondüle tedarikinde sıkıntı yaşayınca başka ürün getirmek zorunda kaldık, müşterimiz de “mutlaka mal getirin” noktasındaydı. Video çektim ve yolladım: “Bu bizim ürünümüz değil, bu bize yakışmaz. Ama zoraki olarak yolluyorum, lütfen deneyin. Eğer olur diyorsanız size bu ürünü vereceğiz.” Tedarik sıkıntısı, tonajlar anlamında da bize birçok şey öğretti. Bu anlamda depo zenginliğimiz var. Yüklü bir siparişte malın devamı mutlaka var. Bunun için tercih etmeliler. Bir de sevkiyat ve düzen anlamında özen gösteriyoruz. Biz sevkiyattaki arkadaşımızın da, müşterimizin de nabzını tutuyoruz. İşimizi aşkla yapıyoruz ve işimize değer katıyoruz. Rakiplerimiz var, onları da seviyoruz, takip ediyoruz. İyi ki varlar!

KASAD ailesi içinde olmaktan çok keyifliyiz.