BOBST İstanbul, Zorlu Piyasa Koşullarına Dijital Dönüşümle Yanıt Veriyor
- matbaadijital dergisi
- 20 saat önce
- 4 dakikada okunur

BOBST İstanbul, Zorlu Piyasa Koşullarına Dijital Dönüşümle Yanıt Veriyor
Ambalaj ve baskı sektöründe küresel yavaşlamaya rağmen dengeli bir satış performansı sergileyen BOBST İstanbul, 2025’in ikinci yarısında dijital satış kanalları ve veri odaklı servis çözümleriyle büyümesini güçlendirmeyi planlıyor. Şirket, Türkiye pazarında MyBOBST platformunu devreye alarak müşteri deneyimini yeni bir seviyeye taşımayı amaçlıyor.

Genel Satış Performansı
2025’in ilk yarısı satış hedefleri açısından nasıl geçti bu konuda neler söylemek istersiniz?
2025’in ilk yarısı, küresel ölçekteki jeopolitik belirsizlikler ve yeni gümrük tarifelerinin etkisiyle ambalaj ve baskı sektöründe genel bir yavaşlamanın hissedildiği bir dönem oldu. Yılın ikinci yarısında daha dengeli bir tablo beklenmekle birlikte, özellikle tarifelerin yarattığı baskılar, Orta Doğu’daki siyasi gelişmeler ve bölgesel yavaşlama, yıl sonu sonuçlarını olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. ABD, Güney Avrupa ve Orta Doğu’da yıl başında güçlü bir talep öngörülmesine rağmen, ABD’deki yeni düzenlemeler ve savaş ortamı nedeniyle birçok proje askıya alındı. Buna rağmen, 2025 yılı toplam satış ve finansal sonuçlarının hedeflerimize yakın seyretmesini öngörüyoruz.
Türkiye özelinde ise yılın ilk yarısında pazar genelinde belirgin bir durgunluk gözlemlendi. Ekonomik belirsizlikler, bazı yatırım planlarının ertelenmesine neden olurken, müşteriler daha temkinli bir yaklaşım sergiledi. Buna karşın servis, retrofit ve yedek parça tarafında istikrarlı bir hareketlilik sürdü. Özellikle mevcut makinelerin verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlar, BOBST’un Türkiye’deki güçlü teknik desteği sayesinde devam etti.

En yüksek satış hacmine ulaşılan ürün veya hizmet grubu hangisi oldu? Bunun arkasındaki temel etkenler nelerdi?
2025’in ilk yarısında en yüksek satış hacmini hizmet ve retrofit (yenileme) çözümleri grubumuzda elde ettik. Bu büyüme, müşterilerimizin mevcut makinelerinin verimliliğini artırmaya yönelik yatırımlarını sürdürmeleri ve bakım sözleşmeleri, modernizasyon projeleri ile yükseltmelere olan güçlü talepten kaynaklandı. Güney Avrupa, Orta Amerika, Hindistan ve Afrika bölgeleri, özellikle Baskı & Dönüştürme
İş Birimimizin sipariş hacmine en yüksek katkıyı sağladı. Esnek Ambalaj tarafında dengeli bir seyir korunurken, Oluklu Mukavva segmentinde büyük üreticiler kapasite fazlalıkları nedeniyle yatırım kararlarında daha temkinli davrandı.
Servis & Performans İş Birimimiz, yılın ilk yarısında bir önceki döneme göre %1,2 oranında büyüme kaydetti. Bu artış, Maintenance Plus bakım sözleşmeleri ve artan müşteri etkileşimiyle desteklendi. Ayrıca dijital dönüşüm yatırımlarımız, bağlantılı makine sayısında %10’luk artış sağlayarak hedeflerimize yaklaşmamıza katkıda bulundu.
Türkiye pazarında yatırım tarafı görece durağan seyretti; buna karşın servis ve retrofit çözümleri öne çıktı. Müşterilerimiz, BOBST’un teknik uzmanlığı ve hızlı servis desteğiyle mevcut makinelerinin verimliliğini artırmaya devam etti. Ayrıca dijital servis araçlarına yönelik farkındalığın artması, bakım planlaması ve uzaktan destek çözümlerinin daha etkin kullanılmasını sağladı.
Genel olarak, yılın ikinci yarısında da istikrarlı büyüme eğiliminin sürmesini ve 2025 hedeflerimizin planladığımız doğrultuda gerçekleşmesini bekliyoruz.

Bu dönemde satışlarınızda dikkat çeken bölgesel veya sektörel artışlar/değişiklikler oldu mu?
2025’in ilk yarısında Baskı ve Dönüştürme İş Birimimiz, özellikle Orta Amerika, Güney Avrupa, Hindistan ve Afrika bölgelerinde güçlü bir ivme yakaladı. Bu pazarlar, yılın ilk yarısında büyümenin ana itici gücü oldu. Özellikle Güney Avrupa’da, esnek ambalaj ve etiket sektörlerinde faaliyet gösteren müşterilerimizin yatırımlarındaki artış dikkat
çekti. Hindistan ve Afrika, gelişen üretim altyapıları ve artan ihracat potansiyelleriyle BOBST çözümlerine yönelik talebi belirgin biçimde artırdı. Orta Amerika pazarında da hem yeni kurulumlar hem de mevcut hatların modernizasyonuna yönelik güçlü bir ivme gözlendi. Bu tablo, BOBST’un küresel ölçekte farklı pazar dinamiklerine uyum sağlama gücünü ve bölgesel büyüme potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye pazarında ise yılın ilk yarısında yatırım kararlarının temkinli ilerlediği, buna karşın servis ve modernizasyon alanlarında hareketliliğin sürdüğü bir dönem yaşandı. Üreticiler, mevcut hatlarının verimliliğini artırmaya odaklanarak retrofit çözümlerine yöneldi. Bu eğilim, Türkiye’de pazarın dengeli ve sürdürülebilir büyüme çizgisini koruduğunu gösterdi.

Müşteri ve Pazar Dinamikleri
Müşteri ihtiyaçlarında veya satın alma davranışlarında geçen yıla kıyasla ne gibi değişimler gözlemlediniz?
2025 yılında küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve jeopolitik gelişmeler, müşterilerin yatırım kararlarında daha temkinli ve bekle-gör odaklı bir yaklaşımı beraberinde getirdi. Özellikle ABD’deki yeni gümrük tarifeleri,
dövizkurlarındaki dalgalanmalar ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, yatırım güvenini olumsuz etkiledi.
Bu ortamda birçok şirket, büyük ölçekli yatırımlarını erteleme veya kademeli olarak hayata geçirme eğilimine girdi. Artık yatırım kararlarında yalnızca kapasite değil; verimlilik, enerji tasarrufu, sürdürülebilirlik ve dijital entegrasyon gibi faktörler de belirleyici hale geldi.
Dolayısıyla müşterilerimizin öncelikleri, mevcut üretim hatlarını optimize etmek, iş sürekliliğini güvence altınaalmak ve operasyonel maliyetleri azaltmak yönünde şekillendi. Bu durum, servis, retrofit ve dijital çözümlerimizeolan ilgiyi artırırken, yeni ekipman yatırımlarında karar süreçlerini uzattı.
Türkiye pazarında da benzer bir tablo gözlemliyoruz. Genel ekonomik koşullar nedeniyle yeni yatırımlar daha temkinli ilerlerken, üreticiler mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya ve enerji tasarrufu sağlayan modernizasyon yatırımlarına yöneliyor. Ayrıca dijital takip ve bakım çözümlerine olan ilginin artması, Türkiye’deki müşterilerimizin operasyonel dayanıklılık ve sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
Müşteri segmentasyonuna göre stratejilerinizi yeniden şekillendirdiğiniz noktalar oldu mu?
Evet, 2025 itibarıyla müşteri segmentasyonumuzu daha esnek ve ihtiyaca özel bir yapıya dönüştürmek için önemli adımlar attık. Özellikle oluklu mukavva sektöründe, farklı üretim ölçekleri ve yatırım kapasitelerine sahip müşterilerimizin beklentilerini karşılamak amacıyla NOVAFFG ve VISIONFFG olmak üzere iki yeni giriş segmenti ürünümüzü pazara sunduk.
VISIONFFG, yüksek hız ve üretim esnekliği arayan orta-üst segment üreticilere hitap ederken; NOVAFFG, güvenilir performansı daha uygun yatırım koşullarıyla büyüme aşamasındaki işletmelere ideal bir çözüm sağladı.
Bu ürün çeşitlendirmesiyle birlikte stratejilerimizi, sadece ürün özelliklerine değil; müşterilerimizin operasyonel olgunluk düzeyine ve pazar konumuna göre yeniden şekillendirdik. Böylece oluklu mukavva alanında her ölçekten üreticinin BOBST kalitesine erişimini kolaylaştırdık.
Rekabet ve Fiyatlandırma Stratejileri
Fiyatlandırma politikalarınızda ya da kampanya modellerinizde dikkat çeken yenilikler oldu mu?
2025 yılında küresel ekonomik koşulların ve kur dalgalanmalarının müşterilerimiz üzerindeki etkisini dikkate alarak, daha esnek ve sürdürülebilir finansal çözümler sunmaya odaklandık. Bu kapsamda, müşterilerimize İhracat Kredi Ajansları iş birliğiyle özel ödeme modelleri geliştirdik. Bu yapı, müşterilerimize avantajlı finansman koşulları ve uzun vadeli ödeme seçenekleri sunarak yatırım süreçlerini kesintisiz şekilde devam ettirmelerini sağlıyor.
Ekip ve Satış Organizasyonu
Satış ekibinizin motivasyonu, yetkinlik gelişimi ve sahadaki etkinliği açısından bu dönemi nasıl değerlendirirsiniz?
Belirsizliklerle şekillenen bu dönemde, geleceğin taleplerine göre esneyebilen ancak aynı zamanda standartlaşarak sadeleşen iş süreçlerine yatırım yapan BOBST gibi köklü ve dayanıklı bir organizasyonun parçası olmak ekibimiz için önemli bir motivasyon kaynağı.
Değişim sürecinde yeni ve dirençli iş modelleri geliştirmek ve bu dönüşüme yaratıcı fikirlerle katkı sunmak, motivasyonu artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Teknoloji ve yazılım alanındaki ilerlemelerin ambalaj dünyasının geleceğini şekillendirmeye devam ettiğini görmek ise ekibimiz için ayrı bir ilham kaynağı.
Bu ortamda, gelişimin gerçekten bir sınırı olmadığını görmek ve bu dönüşümün aktif bir parçası olmak, satış ekibimizin en güçlü motivasyon kaynaklarından biri haline geldi.

Ekip içinde verimliliği artırmaya yönelik uygulamaya aldığınız yeni yöntem veya araçlar oldu mu?
BOBST olarak verimlilik anlayışımızı yalnızca üretim ve satış süreçleriyle sınırlı görmüyor, ekip içi işleyişi de sürekli olarak geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu kapsamda son dönemde Salesforce ve Tableau gibi dijital araçlardan daha etkin biçimde yararlanmaya başladık.
Salesforce, saha ekipleri ile merkez ofis arasındaki veri akışını kolaylaştırarak müşteri ilişkilerinin daha bütüncül yönetilmesini sağlıyor. Tableau ise satış, servis ve operasyonel performans göstergelerini görselleştirerek “daha fazla veriyle daha iyi karar verme” anlayışını destekliyor. Bu sistemler sayesinde ekiplerimiz, geçmiş raporlamanın ötesine geçip öngörüsel analizlerle daha isabetli stratejik kararlar alabiliyor.
Bununla paralel olarak, şirket genelinde iç süreçlerin dijitalleşmesi yönünde de önemli adımlar attık. Onay akışları, iç iletişim ve eğitim modülleri artık dijital platformlar üzerinden yürütülüyor; bu da hem hız hem de şeffaflık açısından önemli bir kazanım sağladı.
Ayrıca uygulamaya aldığımız İşveren Değer Önerisi (EVP) programı, çalışan deneyimini kurum kültürünün merkezine taşıyan bir inisiyatif olarak öne çıkıyor. Bu program kapsamında, çalışanlarımızın gelişimini, değerlerini ve aidiyet duygusunu güçlendirecek uygulamalar hayata geçiriyoruz.
Dijitalleşme ve Satış Teknolojileri
Satış süreçlerinde dijital araçlardan nasıl faydalandınız? CRM, veri analizi ya da otomasyon anlamında öne çıkan uygulamalarınız var mı?
BOBST olarak, satış ve müşteri yönetimi süreçlerimizde dijital dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda, BOBST Engage adlı dönüşüm programımız istikrarlı bir şekilde ilerliyor. Programın temel hedefi; e-ticaret, CRM ve ERP sistemlerini tek bir küresel platformda birleştirerek tüm iş birimlerimiz arasında uçtan uca entegrasyon sağlamak.
Halihazırda 1.500 kullanıcıya ulaşan CRM sistemimiz, dünya genelinde müşteri etkileşimlerini standartlaştırarak satış ekiplerinin daha hızlı, şeffaf ve tutarlı bir şekilde çalışmasına olanak tanıyor. Aynı zamanda devam eden SAP S/4HANA geçiş süreci, veri akışlarını daha verimli hale getiriyor ve karar alma süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor.
Bu dijital yatırımlar sayesinde, tekliften siparişe uzanan süreçler kısalıyor, operasyonel verimlilik artıyor ve tüm pazarlarda daha bütüncül bir müşteri deneyimi sunulabiliyor.
Dijital satış kanalları ya da hibrit satış modelleri üzerine yapılan çalışmalardan kısaca bahseder misiniz?
BOBST olarak dijital dönüşümü yalnızca üretim teknolojilerinde değil, müşteri etkileşimi ve satış süreçlerinde de stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda geliştirdiğimiz MyBOBST platformu, müşterilerimize bilgiye ve çözümlere çok daha hızlı ve kişiselleştirilmiş biçimde erişim imkânı sunuyor.
MyBOBST, kullanıcıların makinelerine ait teknik dokümanlara, yedek parça siparişlerine, servis taleplerine ve dijital servislerine tek bir çevrimiçi platform üzerinden ulaşabildiği bütünleşik bir ekosistem sunuyor. Bu yapı, klasik satış modelini dijitalle birleştirerek hibrit bir müşteri deneyimi yaratıyor.
Platformun global ölçekte kullanımı yaygın şekilde devam ediyor. Türkiye’de ise 2025 yılı sonuna doğru devreye alınması planlanıyor. Böylece müşterilerimiz satış ve satış sonrası süreçleri dijital ortamda yönetebilecek; sipariş, takip ve destek ihtiyaçlarını çok daha hızlı ve verimli biçimde gerçekleştirebilecek.
MyBOBST’un devreye girmesiyle, satış kanallarında şeffaflık, hız ve kesintisiz müşteri deneyimi sağlamayı hedefliyoruz. Bu da BOBST’un sektördeki dijital dönüşüm vizyonunun en somut adımlarından birini temsil ediyor.
Gelecek Öngörüleri ve Strateji
Yılın ikinci yarısı için öncelikli hedefleriniz nelerdir?
2025’in ikinci yarısında temel önceliğimiz, satış hedeflerimizi planlanan doğrultuda gerçekleştirmek ve müşteri memnuniyetini her aşamada güçlendirmek olacak. Globalde yaşanan dalgalanmalara rağmen, servis kalitemizi korumak ve sahadaki güçlü varlığımızı sürdürmek en önemli odağımız.
Bu dönemde ayrıca, dijitalleşme yolculuğumuzun önemli bir adımı olan MyBOBST platformunun Türkiye’de devreye alınması için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. MyBOBST sayesinde müşterilerimiz, makine ve servis ihtiyaçlarını tek bir dijital kanal üzerinden yönetebilecek; böylece hem zaman hem de operasyonel verimlilik açısından önemli kazanımlar elde edecekler.
Aynı zamanda ekiplerimizle birlikte, mevcut müşteri portföyümüzle ilişkileri derinleştirmek ve yeni yatırım planlarına destek sunmak da öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.
BOBST olarak yalnızca satış odaklı değil, uzun vadeli iş ortaklıkları ve sürdürülebilir müşteri memnuniyeti temelli bir yaklaşımı benimsiyoruz. Yılın geri kalanında da bu vizyon doğrultusunda ilerleyerek, hem dijital hem de insana dokunan süreçlerle büyümeyi hedefliyoruz.
Sektördeki genel ekonomik koşulları ve müşteri yatırım eğilimlerini dikkate alarak 2025’in geri kalanı için nasıl bir satış projeksiyonu çiziyorsunuz?
2025’in geri kalanında, küresel ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik belirsizlikler ve yatırım kararlarındaki temkinli yaklaşımın etkilerinin devam etmesi bekleniyor. Grup olarak, sektör genelindeki yavaşlama, kur farkları ve yatırım ertelemeleri gibi faktörlere rağmen operasyonel verimliliği artırmaya, servis ve bakım gelirlerini güçlendirmeye ve dijitalleşme yatırımlarını hızlandırmaya odaklanarak yılı dengeli bir şekilde kapatmayı hedefliyoruz.
Türkiye özelinde ise 2025’in ikinci yarısında pazarın temkinli seyrinin sürmesi öngörülüyor. Yatırım tarafında henüz belirgin bir canlanma görülmese de, servis, retrofit ve modernizasyon çözümlerinde hareketlilik devam ediyor. Müşterilerimizin odağı, yeni yatırımlar yerine mevcut üretim hatlarının verimliliğini artırmak yönünde. Bu süreçte özellikle enerji verimliliği sağlayan teknolojiler ve dijital bağlantılı servis çözümleri ön plana çıkıyor.
BOBST İstanbul olarak odağımızı müşteri ilişkilerini güçlendirmeye, dijital servislerimizi yaygınlaştırmaya ve mevcut makine parklarının performansını artıracak destek hizmetlerine çevirdik. Bu yaklaşım sayesinde genel ekonomik yavaşlamaya rağmen pazarla güçlü bağımızı koruyoruz.
Tüm bu adımlar, yalnızca 2025’in geri kalanını istikrarlı biçimde tamamlamak için değil, aynı zamanda 2026’ya daha güçlü, daha dijital ve daha dayanıklı bir başlangıç yapmak için stratejik bir zemin oluşturuyor.
2025 fuar takviminden bahsedermisiniz?
2025 yılı, BOBST olarak müşterilerimizle doğrudan temas kurduğumuz ve sektöre yön veren yeniliklerimizi tanıttığımız yoğun bir yıl oldu.
Yılın başında İstanbul ve Gaziantep’te düzenlediğimiz Esnek Ambalaj Roadshow etkinliğiyle takvime güçlü bir başlangıç yaptık. Ardından LabelExpo fuarında dijital baskı, otomasyon ve yazılım tabanlı çözümlerimizi tanıttık.
Eylül ayında gerçekleştirilen ECMA Kongresi ise yılın öne çıkan etkinliklerinden biriydi. BOBST CEO’su Jean-Pascal Bobst, konuşmasında sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve dayanıklılığın sektör için önemine dikkat çekti.
Sonbaharda katıldığımız FEFCO ve K 2025 fuarlarında, enerji verimliliği ve süreç entegrasyonu odaklı çözümlerimizi sunduk. FEFCO’da, DRO hattıyla birlikte tanıttığımız “U Pack” çözümümüz, dönüştürme performansını yeni bir seviyeye taşıyan yenilikçi yapısıyla öne çıkarak “En İyi Sunum” ödülünü kazandı.
Türkiye’de ise yılın son çeyreğinde düzenlenen Avrasya Ambalaj Fuarı, bölgesel ölçekte öne çıkan etkinliklerden biri oldu. Dar enli baskı çözümlerinde temsilcimiz İmeks de fuarda katılımcı olarak yer aldı.
Tüm bu etkinlikler, BOBST’un yenilikçi teknolojilerini sahada deneyimleme fırsatı sunarak, markamızın global vizyonunu ve müşteriyle doğrudan temas stratejisini güçlendirdi.
Son eklemek istediklerinizi alabilirmiyiz?
2025 yılı, hem sektörümüz hem de bizler için değişimlerin hızlandığı bir dönem oldu. Böyle zamanlarda başarının en önemli anahtarı, dayanıklılık ve uyum kabiliyeti. BOBST olarak biz de bu anlayışla, her koşulda müşterilerimize kesintisiz destek sunmaya, ekibimiz için sürdürülebilir bir gelişim ortamı yaratmaya ve dijital dönüşüm yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
Müşteri memnuniyetini sadece satış sonrası hizmetlerle sınırlı görmüyor; her temas noktasında değer yaratan bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde ekip arkadaşlarımız için de güvene dayalı, katılımcı ve ilham veren bir çalışma ortamı oluşturmak en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Dijitalleşme, tüm bu süreçlerin merkezinde yer alıyor. Yeni teknolojiler ve veri odaklı sistemlerle, hem iç operasyonlarımızda verimliliği artırıyor hem de müşterilerimize daha hızlı, esnek ve ihtiyaçlarına özel çözümler sunabiliyoruz.
Kısacası, BOBST olarak odağımız net: insan, teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde istikrarlı bir şekilde ilerlemek. Amacımız yalnızca bugünün hedeflerini gerçekleştirmek değil, aynı zamanda müşterilerimiz, ekibimiz ve sektörümüz için kalıcı değer yaratmaya devam etmek.









