top of page

Geleceğin Mürekkebini Bugünden Tasarlıyoruz

  • Yazarın fotoğrafı: matbaadijital dergisi
    matbaadijital dergisi
  • 1 gün önce
  • 4 dakikada okunur

Toyo Matbaa Mürekkepleri Renk Yönetim & Ofset Mürekkepler Ar-Ge ve Teknik Destek MüdürüMüjde Özdemir


Geleceğin Mürekkebini Bugünden Tasarlıyoruz

 

Toyo Matbaa Mürekkepleri Renk Yönetimi & Ofset Mürekkepler Ar-Ge ve Teknik Destek Müdürü Müjde Özdemir, yeni fabrika yatırımıyla hız kazanan dönüşüm sürecini, Ar-Ge’deki sürdürülebilirlik odaklı yenilikleri ve 2026’ya dair sektör öngörülerini Matbaa Dijital’e anlattı.

 

 

2025’in başında açılan yeni fabrikanızla birlikte Toyo Matbaa Mürekkepleri nasıl bir dönüşüm sürecine girdi? Bu yatırımın stratejik hedeflerdeki yeri nedir?

2025 yılında devreye aldığımız yeni tesisimiz, yalnızca kapasite artışı sağlamaktan öte; üretim teknolojilerimizi, kalite standartlarımızı ve Ar-Ge kabiliyetlerimizi yeniden tanımlayan kapsamlı bir dönüşümün başlangıcı oldu. Fabrikamız, ileri otomasyon sistemleri, hassas proses kontrol altyapıları ve sürdürülebilirlik odaklı tasarımıyla hem operasyonel verimliliği artıran hem de çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen modern bir üretim üssü niteliğindedir.

 

Kısacası bu yatırım, Toyo Matbaa Mürekkepleri’nin üretim kapasitesini artırmakla kalmayıp; teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik, bölgesel rekabet gücü ve Ar-Ge odağında uzun vadeli stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır.

 

2025 yılı itibarıyla Ar-Ge tarafında en çok hangi alanlara odaklandınız? Yeni teknolojiler veya ürün geliştirme süreçlerinde nasıl bir yenilikçilik yaklaşımı benimsediniz?

2025 yılında Ar-Ge çalışmalarımızı özellikle regülasyon uyumu, gıda güvenliği, çevresel performans ve baskı süreçlerinde renk tutarlılığı gibi sektörü doğrudan etkileyen alanlara yönlendirdik. Avrupa Birliği’nin yoğunlaşan kimyasal yönetimi ve ambalaj güvenliği düzenlemeleri doğrultusunda, mürekkeplerimizde kullanılan hammaddeleri yeniden değerlendirdik ve sürdürülebilir hammaddelere geçişi hızlandırdık. Ayrıca geri dönüşüm süreçleriyle uyumlu ürünlerin öneminin artması nedeniyle, INGEDE tarafından mürekkepten arındırılabilirlik sertifikasına sahip LO/LM tabaka ofset mürekkep serimiz sürdürülebilirlik yaklaşımımızın güçlü bir çıktısı niteliğinde olduğunu da vurgulamak gerekir. Bu seri, hem gıda ile temas eden uygulamalar için düşük migrasyon kriterlerini karşılıyor hem de kağıt geri dönüşüm süreçleriyle yüksek uyumluluk sağlayarak çevresel performansı artırıyor. Aynı bakış açısı ile su bazlı mürekkepler için de verimlilik, sürdürülebilirlik ve regülasyon çerçevesinde yeni projelerle ilgili çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir.

 

Renk yönetimi tarafında ise global markaların artan taleplerine paralel olarak, renk standardizasyonu, tutarlılık ve baskı süreçlerinde tekrarlanabilirlik konularına ağırlık verdik. Geliştirdiğimiz mürekkep sistemlerinin farklı baskı makinelerinde aynı renk çıktısını verebilmesi için hem laboratuvar ortamında hem de sahada detaylı validasyon süreçleri yürütüyoruz.

 

Ar-Ge yaklaşımımızı farklı kılan nokta, geliştirme süreçlerimizi tamamen müşteriyle eş zamanlı yürüten bir yapı oluşturmamız. Müşterilerden gelen performans, sürdürülebilir içerik ve üretim verimliliği odaklı geri bildirimleri hızla analiz ederek teknik ekiplerimizle birlikte çalışma grupları oluşturuyoruz. Ürünlerin saha testlerini müşterilerimizle birlikte gerçekleştirerek gerçek uygulama koşullarında performans doğrulaması yapıyor ve gerekli iyileştirmeleri aynı döngü içinde tamamlıyoruz.

 

Özetle, 2025 yılında Ar-Ge’nin merkezinde sürdürülebilir hammaddeler, regülasyon uyumlu formulasyonlar, renk yönetimi teknolojileri ve hızlı geliştirme kültürü yer aldı. Bu yaklaşımın, hem ofset mürekkeplerinde rekabet gücümüzü artırdığına hem de sektördeki dönüşüme yön veren bir Ar-Ge yapısı oluşturmamıza katkı sağladığına inanıyorum.

 

Mürekkep teknolojilerinde dijitalleşmenin ve otomasyonun Ar-Ge süreçlerine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijitalleşme, Ar-Ge süreçlerimizin hem metodolojisini hem de hızını dönüştüren temel unsurlardan biridir. Özellikle veri toplama, analiz ve standartlaştırma süreçlerinde dijital araçların kullanımının artması, geliştirme döngülerimizi çok daha verimli ve yönetilebilir bir yapıya kavuşturmasına yardımcı oluyor.

 

Laboratuvar çalışmalarında; dijital ölçüm cihazları ve spektrofotometre tabanlı renk yönetimi yazılımları sayesinde daha tekrarlanabilir sonuçlar elde ediyor, renk tutarlılığı ve performans karşılaştırmalarını çok daha hassas bir şekilde yapabiliyoruz. Bu da bize, mürekkeplerimizde dar toleranslarla çalıştığımız için Ar-Ge kalitemizi doğrudan etkileyen kritik bir avantaj sağlıyor.

 

İç süreçlerimizde ise SAP, CRM ve QDMS gibi dijital platformlarla tüm deney sonuçlarını, formülasyon geçmişlerini ve müşteri geri bildirimlerini sistematik bir şekilde kayıt altına alıyoruz. Böylece hem izlenebilirliği artırıyor hem de karar alma süreçlerinde veri odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Yapay zeka destekli eğitimler ve dijital dokümantasyon araçları da ekip içinde teknik bilgi paylaşımını hızlandırıyor.

 

Kısacası dijitalleşme, Ar-Ge'nin yalnızca teknik bir fonksiyonu olmaktan çıkıp, daha öngörülebilir, daha hızlı ve daha standardize bir geliştirme kültürü oluşturmasının önünü açıyor. Bu sayede müşterilerimize daha kararlı, daha güvenilir ve uluslararası standartlarla uyumlu ürünler sunmamızı mümkün kılıyor.

 

2026 yılı için ambalaj ve matbaa mürekkepleri sektöründe öngördüğünüz gelişmeler neler?

2026 yılında hem ambalaj hem de matbaa mürekkepleri sektöründe, küresel regülasyonların etkisiyle daha yoğun bir dönüşüm süreci yaşanacağını öngörüyoruz. Hem  ofset hem de su bazlı likit mürekkepler alanında daha teknik ve standart odaklı bir dönüşüm bekliyoruz. Hem global markaların kalite beklentileri hem de regülasyonların sıkılaşması nedeniyle, mürekkep performansına ilişkin kriterler önümüzdeki dönemde daha belirleyici hale geleceğini öngörüyoruz. Özellikle bitkisel yağ bazlı çözümler ofset mürekkeplerinde artık bir tercih değil, temel gereklilik haline geliyor.

 

Renk yönetimi alanında, sektörde renk standardizasyonu, tekrarlanabilirlik ve sürdürülebilir renk stabilitesi çok fazla önem kazanacak. Markaların global üretim noktalarında aynı renk çıktısını talep etmesi nedeniyle ISO tabanlı renk standartları, proses kontrol araçları ve dijital renk ölçüm sistemleri daha fazla gündeme gelecek. Bu da hem ürün tasarımında hem de saha validasyon süreçlerinde teknik ve veri odaklı bir yaklaşımı zorunlu kılıyor.

 

Özetle; 2026 yılında sektörü sürdürülebilirlik, regülasyon uyumu, geri dönüşüm dostu malzemeler, renk standardizasyonu ve verimlilik odaklı teknolojiler şekillendirecek. Toyo Matbaa Mürekkepleri olarak bu dönüşümün teknik gerekliliklerine hazır bir Ar-Ge altyapısına sahip olmamız, sektördeki gelişmeleri yakından takip ederek müşterilerimize doğru zamanda doğru çözümleri sunmamızı sağlayacak.

 

Toyo Matbaa Mürekkepleri’nin 2026 yılı stratejik hedefleri nelerdir?

İnovasyon ve dönüşüm odaklı büyümemizi kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyoruz. Yerel distribütör ağlarını güçlendirmek, regülasyonlara uygun ürünler geliştirmek ve lojistik süreçlerimizi optimize etmek stratejilerimizin temelini oluşturuyor.

 

2026 yılında Ar-Ge tarafındaki stratejik odağımız; sürdürülebilir ve regülasyonlara uyumlu ürün portföyümüzü güçlendirmek, renk yönetiminde uluslararası standartlarla uyumu artırmak ve teknik performansı daha ileri bir noktaya taşımak üzerine şekilleniyor. Bu kapsamda, formülasyonlarımızda çevre dostu içerik kullanımını artırırken, renk tutarlılığını ve baskı kararlılığını destekleyen yenilikçi teknolojiler üzerinde çalışıyoruz.

 

Ayrıca sektörel eğilimlerle uyumlu olarak, 2026’da renk standardizasyonu, süreç verimliliği ve dijitalleşme entegrasyonu Ar-Ge yaklaşımımızın en kritik başlıklarını oluşturmaya devam edecek.

 

 

 
 
bottom of page